Postane değil Postnane!

Image

Günümüzde herşey teknolojik açıdan baktığımızda ileriye gidiyor. Herşeyin daha hızlısı bir versiyon olarak bize sunuluyor ve bir de bakıyoruz ki biz de bu hıza adapte olmaya çalışıyoruz ve de sonunda bir başkası gelmeden adapte oluyoruz. Ama bazen durup, eskiye doğru, geriye doğru bakmak gerekiyor. İşte “Postnane” böyle bir “geriye dönüş” çerçevesi içinde yaratılmış oldu.

Her gün aldığımız SMS, e-mail, sosyal medya ve App mesajları/görselleri bombardıman misali ama pek de etkili olmadan markalardan bizlere hedefleniyor. Hedeflenmesine hedefleniyorlar da, marka-müşteri ilişkileri dahilinde çoğu zaman nötr, bazen negatif ve bazen de unutulan tarzda mesajlar oluyor bunlar. Ama markalar durmak bilmiyor ve mesajlarını ardı ardına, indirimlerini ardı ardına sıralayıp müşterilerine daha çok ve daha hızlı bir şekilde ulaşma isteğine devam ediyorlar.

Postnane’nin kuruluş amacı böyle yoğun mesajlı dijital ortamın aksine, markaları müşterileriyle “elle tutulur” ve “uzun ömürlü” mesajlarla ve daha da önemlisi “görsellerle” buluşturmak. Dünyada özellikle Amerika ve İngiltere başta olmak üzere, pazarlama bütçelerinin başında “doğrudan postalama” geliyor. Bundan 10 sene önce de böyleydi, şimdi de hala öyle. Yani bir anlamda Türkiye’de olduğu gibi doğrudan pazarlamaya “e-mail ile pazarlama” ile bir geçiş yaşamadı diğer ülkeler. E-mail ile pazarlama başladığında, “doğrudan postalama” ile pazarlamanın önüne geçmedi, aksine entegre pazarlama yollarının önemli bir parçası olarak devam etti.

Postnane, “ferahlatan gönderi çözümleri” sunmakla aslında “doğrudan postalama”yı canlandırmayı amaçlıyor. Belki diğer ülkelerde olduğu yoğunlukta değil ama mevcut pazarlama araçlarına bir yenisini (ya da daha doğrusu unutulmuş bir pazarlama aracını) marka-müşteri ilişkilerinin tam ortasına konumlandırmak istiyor. Sadece online varolan markaların dahi doğrudan postalama araçlarına ihtiyacı olduğunu düşünüyor.

Postnane’nin marka kimliğini yaratırken “eski ama yeni” konseptiyle yola çıktık. Postnane’nin hizmet kapsamında sunduklarını, “kolaylaştıran”, “hızlandıran”, “ekonomik”, “güvenilir” gibi anahtar kelimelerle anlatılmasını konseptimize paralel görsellerle destekledik. Ve ortaya gerçekten de ferah olduğunu düşündüğümüz bir marka imajı ve tasarım çıktı. postnane.comImage

Reklamlar

“217, mobil uygulamalar diyarında!” ya da “Hoşgeldin, Shopamani!”

Bu blog yazımızın yukarıdaki iki başlığı da aslında hislerimizi eşit şekilde yansıtıyor. 217 Dostları arasına çok kısa süre önce katılan Shopamani, lokasyon bazlı mobil uygulama olarak hayatımıza girdi…Ve öyle bir girdi ki biz de 217 ekibi olarak kendimizi Alice misali “harikalar”dan oluşan bir pazarlama dünyasında bulduk. İlk etapta Shopamani için iletişim stratejisi oluşturduk ve bu stratejiyi websitesini hayata geçirmede, paralelinde Facebook ve Twitter post’larının yazımında uygulamaya başladık. İkinci etap çalışmalarımız Shopamani için yarattığımız concept doğrultusunda çeşitli tanıtım ve viral iletişim araçları olacak. Bu çalışmaları da çok yakında paylaşacağız. Peki, Shopamani tam olarak ne yapıyor, derseniz, www.shopamani.com‘u ziyaret edin, deriz.

Sosyal Sorumluluk ruhu taşıyan bir festivalin İletişim Sponsoru olmak.

14 Haziran’da Kemer Golf & Country Club’da, Alzheimer Derneği yararına düzenlenecek olan 6. İstanbul Lezzet Festivali için finale yaklaşmak üzereyiz. Geçtiğimiz süreçte logo tasarımından davetiyeye, dergi reklamlarından e-banner ve digital board’a, poster ve flyer’dan metrelerce uzunluktaki vinil banner’a kadar çeşit çeşit iletişim materyelleri üzerinde çalıştık. Bütün bu uygulamaları gerçekleştirirken bu festivalin amacının ve bizim de ekip olarak amacımızın Alzheimer Derneği’ne kaynak yaratmak olduğunu hiç unutmadan gerçekleştirdik tüm çalışmalarımızı. Tüm iletişim materyellerinde, hedef kitleye öncelikli olarak festivalden, dolayısıyla çeşit çeşit lezzetlerden, konserlerden “eğlence tonu” ile bahsederken aynı zamanda yakalamamız gereken “sosyal sorumluluk tonu” ile birbirine iki zıt tonu bir arada yaratmış olduk. Herhangi bir festivalin iletişim sponsoru olmanın getirdiği tüm sorumlulukların yanında bu festivalin sosyal sorumluluk amacını da yüklenmesi, bize 217 ekibi olarak bu proje için kolları sıvamakla ne kadar özel bir tecrübe kazanmış olacağımızı şimdiden hissettiriyor.

EMA Contracting websitesi yenilenen kurumsal imajı ile yayında

Bu projeye başladığımızda, “Başarılı bir kurumsal imaj çalışması nasıl yenilenir?” demiştik. EMA’nın 2005 senesinden beri sahip olduğu ve yine 217 ekibinin yarattığı kurumsal imajın, EMA’nın sektördeki değişen konumu ve yeni pazarlama amacına göre yenilenmesi gerekiyordu. Ancak bu çalışmaya başlamadan önce hem EMA hem de 217, mevcut kurumsal imajı bırakıp yenisine geçmenin zorluklarını biliyordu. Hedefimiz EMA’nın özündeki iletişim tonunun üzerine inşa eden ve büyümesine paralel olacak bir iletişim tonu yakalamaktı. Eski kurumsal imaj, yumuşak ve samimi tondaki illustrasyon ağırlıklı bir görselliğe sahipti; fotoğraf ağırlıklı yeni görsel imaj stratejisine geçerken hedeflediğimiz ise, mevcut samimi tonu muhafaza ettiğimiz ama yumuşak tonu çarpıcı ve cesur bir tonla değiştirdiğimiz bir strateji oldu. İletişim tonunun yanı sıra, içeriğin yazılışında ve navigasyonun organize edilme/isimlendirme tarzında hep aynı “çevreye duyarlı” konumlandırma pekiştirelecek şekilde bir yol izledik. Böylelikle, EMA’nın hizmetleri, projeleri ve müşterileri belirtilirken, “ne yaptığı”nın ötesinde “nasıl yaptığı” da, hem metinsel hem de görsel olarak tutarlı bir şekilde site ziyaretçisine aktarılıyor oldu. Daha fazla bilgi 217 + EMA sayfasında.